MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Türkgün gazetesinde yayımlanan terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili önerileri, TBMM kulislerinde AKP’li yetkililerin gündemine alındı. Bahçeli, yasama ve yürütme içerisinde iki ayrı komisyon kurulabileceğini, bu komisyonların terörsüz Türkiye amacına ulaşana kadar faaliyet göstermeye devam edeceğini belirtmişti. Ayrıca, TBMM’de oluşturulacak komisyonun Meclis Başkanı’nın izin vermesiyle, her siyasi partiden temsilcilerin yer alacağı bir yapı olacağını ifade etti.
AKP’li yetkililer, Bahçeli’nin önerilerini değerlendirdi ve “Devlet Bey aslında bir yol açıyor, bu oldukça kıymetli” şeklinde yorumda bulundular. Ancak, önerilerin tartışılması gerektiği konusunda da hemfikir olduklarını vurguladılar.
Silah bırakma sürecinin istediği düzeyde ilerlemediğine dikkat çeken AKP’li yetkililer, bu durumun Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporla da desteklendiğini ifade etti. Komisyonun, farklı toplumsal kesimlerin görüşlerini almak üzere 137 kişiyi dinlediğini ve Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin ardından bir rapor yayımladığını hatırlattılar. Ancak, bu süreçlerin geçici bir yasa çıkaracak kadar etkili olmadığını belirttiler.
Bahçeli’nin önerileri arasında yer alan yeni bir komisyonun kurulması konusunda ise, AKP’li yetkililer, “Danışma Kurulu” veya “İzleme Değerlendirme Kurulu” gibi alternatif isimlerin kullanılabileceğini belirtti. Bu kurulun, silah bırakma sürecinin kalıcı bir şekilde izlenmesi ve Meclis Başkanı’na bilgi verilmesi amacıyla oluşturulabileceği ifade edildi. Ayrıca, çeşitli bakanlıklarla koordinasyon sağlanarak silah bırakma sürecinin güçlendirilebileceği de vurgulandı.
AKP’li yetkililer, Abdullah Öcalan’ın pozisyonunun ve etkisinin arttırılması konularının da tartışılması gerektiğini belirtti. Öcalan’ın şu anda cezaevinde bir mahkum olduğunu hatırlatan yetkililer, bu konuda doğru yolların bulunmasının önemine değindiler.
Abdullah Öcalan için düzenlemelere sıcak bakıldığını da ifade eden AKP’li yetkililer, farklı toplumsal kesimlerle bir araya gelinerek sürecin daha iyi yönlendirilmesi gerektiğini vurguladılar. Toplumun farklı kesimleriyle, akademisyenler, siyasi figürler ve gazetecilerle bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunmak gerektiğini belirttiler.