Musa Aydın ve gurbette ölmek

Musa Aydın’ın Ardından: Devrimci Bir Yaşam

Musa Aydın, Dersim doğumlu bir aktivistti ve 22 Ocak’ta Paris yakınlarında hayata gözlerini yumdu. Paris ve Çevresi Alevi Derneği tarafından düzenlenen törenle sevgili arkadaşımızı uğurladık.

Musa, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden önce Ankara’daki devrimci gençlik hareketinde yer aldı ve daha sonra devrimci memur hareketinde aktif rol aldı. Ankara’da mahallelerde örgütlenme ve kitle çalışmaları yürüttü.

12 Eylül darbesiyle ülkesini terk etmek zorunda kalan Musa, Suriye’de Yakup, Yunanistan ve Fransa’da ise İsa adını aldı ve siyasi mülteci olarak yaşamını sürdürdü.

Musa, kendini sürekli başkalarını düşünürken bulan cömert bir kişiliğe sahipti. Arkadaşları, ailesi ve dostları onun için her zaman önceliği olan insanlardı. Dayanışma ve paylaşım ruhu hep önde geliyordu.

Paris’te Alevi derneklerinde çalışan Musa, Türkiye’den uzakta olsa da Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Haziran Hareketi ve Sol Parti gibi organizasyonlarda yer aldı.

Sevgili Musa’nın Vedası

Geçtiğimiz yıl beyin tümörü teşhisi konulan Musa, bile arayanların halini hatırını sorar, sağlıklarıyla yakından ilgilenirdi. Başkalarının derdi onun için her zaman en önemliydi.

Paris’teki cenaze töreninde Musa için konuşan arkadaşı, onu Enver Gökçe’nin bir dizeleriyle anlattı:

“Kendisi için bir şey istemezdi”
Yatak ölümü beklemezdi”

1977 Ankara Günlerinden Bir Hikaye

12 Eylül öncesinde Yükseliş’te okuyan devrimci öğrencilere yapılan bombalı saldırı sonucunda hastanede yatan yaralı arkadaşları ziyaret eden Musa, bir arkadaşının isteğini yanlış anlayarak hikayesini paylaşıyor.

Musa’nın anlattığı olayda, bir yaralının çarşaf değil “Çarşaf” dergisini istediğini fark eden Musa, arkadaşının isteğini yerine getirmek için çaba sarf etti. Ancak gerçekte hastanede dergiye ihtiyaç yoktu ve olay gülünç bir yanılsama üzerine kurulmuştu.

Çarşaf, dönemin mizah dergilerinden biriydi ve Musa’nın bu detayı bilmemesi oldukça komik bir durumdu.

Ebedi Yolculuk: Gurbette Ölme Hikayeleri

Musa’nın ölümü, uzak diyarlarda gerçekleşen ölümleri ve vedaları hatırlatır. Nazım, Ahmet Kaya, Dino gibi birçok ismin gurbette hayata gözlerini yumduğunu hatırlatan Musa’nın hikayesi, insanı derinden etkiliyor.

Politik duruşları nedeniyle başka ülkelere sürüklenen insanların hikayeleri birçok duyguyu beraberinde getiriyor.

Pierre ve Cezayir: Başka Bir Öykü

Pierre Colonna, Korsikalı bir ailenin çocuğu olarak Cezayir’de doğmuş ve Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nın tanığı olmuş bir hekimdi. Bağımsızlık yanlısı tavırları nedeniyle Cezayir vatandaşlığına geçmek isteyen Pierre, kariyerinde başarılı bir hekim olarak önemli bir yer edindi.

İslami Selamet Cephesi’nin güçlenmesi ve tehditleri nedeniyle Cezayir’den ayrılmak zorunda kalan Pierre, Fransa’ya geri döndü. Ancak hastalıkla mücadele ederken Cezayirli Fatima ile tanıştı ve hayatının geri kalanını onunla geçirdi.

Ölümün ardından, ailenin ve geride kalanların yaşadığı duyguları paylaşan Fatima ile geçirdiği günleri anımsıyoruz.

Ölüme Dair Düşünceler

Ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide düşünmek insanı farklı duygulara sürüklüyor. Her ölüm, geride kalanlar için bir anı bırakır ve düşündürür.

Musa’nın gidişiyle birlikte Güzin Dino’nun hikayesi de hatırlanıyor. Mezarlar ve ölüm kavramları üzerine düşünürken, farklı anılar aklımıza geliyor.

Son Yolculuk

Gurbet ve ölüm düşünceleriyle dolu bir hikaye olan Musa Aydın’ın ölümü, onu en çok sevdiği topraklara geri döndürmeyi arzuladığımızı gösteriyor. Paris’ten Dersim’e uğurladığımız sevgili arkadaşımız Musa, her zaman kalbimizde yaşayacak. Seni özleyeceğiz.

(ÇCŞ/VC)

Author: kenan aktaş