Türkiye’de cinsel istismar vakaları artarken, resmi kurumların bu konudaki eksiklikleri kamuoyunda sıkça tartışılıyor. Cumhuriyet, 10 yaşında üvey babası tarafından istismar edilen Beyza Y. ile bir röportaj gerçekleştirdi. İstanbul Büyükçekmece’de ortaya çıkan bu üzücü olay, çocukların fiziksel ve ruhsal güvenliğinin ne denli tehdit altında olduğunu gözler önüne serdi. Beyza Y., üvey babası Zülal Akdoğan’ın yıllarca süren fiziksel ve sözlü tacizine maruz kaldığını belirterek, yaşadıklarını yargıya taşıdı. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığa “sarkıntılık” suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası verdi, ancak 16 ay sonra tahliye edildi. Cumhuriyet, konunun detaylarına ulaştı.
“İFADENİZ DEĞİŞTİRİLDİ” Beyza Y., yaşadığı travmayı şu sözlerle aktardı: “Annemin ikinci evliliği. Üvey babam Zülal Akdoğan, ilk istismarına ben 10 yaşındayken başladı. Bu durumu anneme ve teyzelerime anlattım ama çevremdekiler bana inanmadı, yanlış anladığımı söylediler. 13 yaşımdayken okuldaki rehber hocama gittim ve durumu anlattım. Okul yönetimi ise olayı emniyete bildirdi.” Beyza Y., “Emniyete gidip ifademi verdim. Ancak pedagog eşliğinde ifadem tekrar değiştirildi. Polisler ve pedagog, benim annemi kıskandığımı ve sadece oyun oynadığımı iddia ederek beni tekrar istismarcı üvey babama teslim etti” dedi.
TACİZ MESAJLARI VE FİZİKSEL İSTİSMAR ‘SARKINTILIK’ SAYILDI Beyza Y., çocuk yaşta yaşadığı sıkıntıları kimseye anlatamadığını ve bu süreçte istismarcı üvey babası tarafından daha fazla tehdit edildiğini ifade etti. Adalet arayışında bir sonuç bulamadığını dile getirerek, “Tüm taciz ve tehdit mesajlarını mahkemeye sunduk. ‘Seni karım yapacağım, büyüdükçe vücudun güzelleşiyor’ gibi mesajlar ve yıllarca süren fiziksel istismar, mahkeme tarafından sadece ‘bir kereye mahsus sarkıntılık’ olarak değerlendirildi. Zülal Akdoğan, yalnızca 10 ay hapis yattı ve benim hayatım çalındı. Bedeli bu kadar mıydı? Çıktığı günden beri hala beni ve annemi öldürmekle tehdit ediyor” şeklinde konuştu.
“ANNEMLE SAKLANIYORUZ” İstismarcı üvey babanın cezaevinden çıkmasının ardından ölüm tehditleri almaya devam ettiğini belirten Beyza Y., “Artık ikamet adresimizde kalamıyoruz. Zülal ve adamları peşimizde. Beni öldüreceğini ve intikam alacağını söylüyor. Komşularımız onların evin etrafında dolaştığını bildirdi. Şu an başka birinin evinde saklanıyoruz” dedi.
“ÇOCUKLAR DEĞİL, SİSTEM KORUNUYOR” Mağdurun avukatı Mehmet Kürşat Kaplan, “Bir çocuğun şikayeti sonrası şüphelinin aranması ve dosyanın kapanması, yıllar sonra ortaya çıkan mesajlara rağmen sanığın tahliye edilmesi, hukuk sistemindeki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. Mahkeme, istismar değil sarkıntılık dedi. Hem savcı hem de ben, mahkeme kararına şaşırdık. Eğer mütalaaya uyulsaydı, Zülal Akdoğan 40-50 yıl hapis yatmalıydı. Ancak mahkeme, tüm kanıtlara rağmen başka bir yönde karar verdi. Davanın yeniden görülmesini talep ediyoruz çünkü sanık hala tehditlerine devam ediyor ve ceza almayacağını biliyor. Bu tür istismarcıların daha da cesaretlenmemesi için adaletin bir an önce sağlanması gerektiğini vurgulamak istiyoruz” açıklamasında bulundu.