Gazeteci Merdan Yanardağ, 11 Mayıs’ta mahkeme önüne çıkacak. Hakkında casusluk suçlaması bulunan Yanardağ, “12 Eylül döneminde bile böyle bir duruşma örneği yaşanmadı” ifadelerini kullandı. Yanardağ, bu süreçte yaşananları ve baskıları ele alarak, meslektaşlarına da destek çağrısında bulundu.
Merdan Yanardağ, 11 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, karşılaştığı suçlamaların bir kumpas olduğunu belirterek, “Bu iddianamenin amacı, Tele1’e el koymak ve beni, arkadaşlarımı işsiz bırakmaktı” dedi. Yanardağ, bağımsız bir medya kuruluşu olan Tele1’e kayyum atanmasının, basın tarihindeki en önemli müdahalelerden biri olduğuna dikkat çekti. “Tele1’e müdahale, tüm medyayı etkiliyor. Benden Tele1’i satmamı istediler. Satmayı kabul etmediğim için bu davayı açtılar” şeklinde konuştu.
Yanardağ, savunmasını bir ‘karşı iddianame’ olarak sunacağını belirtti. “Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi uyarınca, devlete ait sırları yabancı bir devlete vermekle suçlanıyorum. Ancak, iddianamede ne bir yabancı devlet ne de bir örgüt var. Somut bir delil yok. Yalnızca ideolojik bir yaklaşım üzerinden suçlanıyorum” dedi. Ayrıca, 31 Mart 2024 seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesi için çalışmakla suçlandığını da ekleyerek, “Biz gazeteciyiz ve eleştiririz. Bu iddianameye göre, iktidar karşıtı olmak suç sayılıyor” ifadelerini kullandı.
Yanardağ, tutukluluk koşullarını da eleştirerek, “Ailemle haftada bir sadece 10 dakika telefonla görüşebiliyorum. Diğer tutuklular haftada bir saat aileleriyle görüntülü görüşebiliyor. 12 Eylül döneminde bile böyle bir durum yaşanmamıştı. Ancak bu hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğim” dedi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Yanardağ’a destek vererek, “Basın ve düşünce özgürlüğü, herkesin gerçekleri öğrenme hakkının güvencesidir. Gazetecileri tutuklamak, toplumu denetlemek demektir. Merdan Yanardağ ve tüm tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır” açıklamasında bulundu.
Merdan Yanardağ, 27 Ekim 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte “siyasi casusluk” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Tutuklamanın ardından Tele1’in sahibi olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi’ne kayyum atanmış ve toplamda 144 gazeteci işten çıkarılmıştı.